Siyaset yaşamın kendisidir. Yaşayan her insan siyasetin içindedir. Ancak bu, Cumhuriyetle idare edilen ülkelerde tabii… Şu anda her düşündüğümüzü (biraz kısıtlı da olsa) söyleyebiliyor, hayata geçirebiliyorsak, bunu, bizi padişahların kulluğundan kurtararak vatandaşlık seviyesine yükselten, Cumhuriyeti kuran ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.
Üç dönemdir Cumhurun başı olan sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir yüzükle gelip, çocuklarının onlarca gemi sahibi olması, yazlık, kışlık, onlarca sarayda oturabilmesi, 13 uçak sahibi olması, çocuklarının ABD’de villalar, çiftlikler edinebilmesi yine Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin hür birer mensubu olmaları sayesindedir. O çok özendikleri Osmanlı hanedanlığı devam etmiş olsa, hepsi hala padişahın sadık birer kulu idi!
23 yıldır ülkeyi yönetmekte olan AKP iktidarında geldiğimiz noktada ne acıdır ki; siyasi parti genel başkanlarının, 16 milyon insanı temsil eden seçilmiş belediye başkanlarının, gazetecilerin, anayasal hakları olan protesto haklarını kullanan gençlerin cezaevlerinde tutulduğu bir zamanı yaşıyoruz.
Bu yazıyı hazırlarken telefonum çaldı. Arayan arkadaşımla güncel olayları konuşurken arkadaşım “Protesto eylemlerinde yakalanan gençlerden birisinin babasının RTE ile resmi ortaya çıkınca çocuğu serbest bırakmışlar” dedi. AKP ve Erdoğan bu çifte standardı zaten her fırsatta yapıyor. Bugüne kadar yolsuzluk suçlamasıyla hiçbir iktidar belediyesi başkanı gözaltına alınmadı. Mansur Yavaş, Melih Gökçek hakkında yüzden fazla dosya ile savcılığa suç duyurusunda bulunduğu halde adam elini kolunu sallayarak geziyor. Eroin çekerken yakalanan AKP’li bir genç için “pudra şekeri çekiyordu” diyerek hiçbir işlem yapılmadı.
50 bin kişinin katili PKK’nın kurucusu bebek katili Abdullah Öcalan neredeyse demokrasi havarisi ilan edilecek. Domuz bağcı Hizbullah’ın siyasi uzantısı HÜDAPAR bugün Erdoğan sayesinde mecliste temsil ediliyor. İçerde tutulan yüzlerce Atatürkçü gence karşı ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Hizbullahçılar yine Erdoğan tarafından affedildi. DEM’li Sırrı Sakık mecliste bölücü örgütün bayrağını pervasızca açarken tüm AKP grubu sessiz! Tek konuşan İYİ PARTİ grup başkan vekili Turhan ÇÖMEZ… Bu konuda CHP de nedense suskun!
Yine iktidarın açlığa mahkûm ettiği nüfusumuzun önemli bir kesimini temsil eden emekliler, bu bayramda perişan. Emekli maaşlarıyla ev kirası mı versin, faturalarını mı ödesin, yoksa torunlarına harçlık mı?…
İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve diğer muhalefet belediye başkanlarının tutuklanması ile başlayan Saraçhane ve özellikle Maltepe Mitingleri artık halkın sabrının taştığını gösteriyor. AKP iktidarının sonu gelmiştir. Yapılacak ilk genel seçimlerde iktidar el değiştirecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.